eye nuh

“It is hard enough to remember my opinions, without also remembering my reasons for them!”

insanlara nasıl davranılması gerektiği konusunda çoğu zaman büyük boşluklara düşüldüğünü gözlemliyorum aynaya her yeni bir çizik attığımda.

konuşkan, sevecen, espirili, smart enough to handle olarak bilinirken bir anda iletişim tıkacı, somurtkan, suskun, odun gibi bir mizaca ve zekaya sahip olan biri olunabiliyor aniden.

eğer çevrenize çok çok anlayışlı davranırsanız bu, bizi bitirecektir.

eğer çokça kaba davranırsanız bu, çevrenizle aranızdakini bitirecektir (olmasın da mı zaten nedir?)

eğer davranmaz durursanız, bu çevrenizi bitirecektir ( i have NO NAME. i am with ANY REASON. serenity)

eğer severseniz. eğer.

bazen en güzeli yoldan şaşmamayı bilmek olsa gerek. kalpte sikişen filler olunca ve avuç içinizden daha da küçük bir kalbiniz var ise, belli uzuvların dışarı doğru acıtırcasına debelenmesi hiç de kaçınılmaz değil.

“the less room you give me, the more space i’ve got”

well then. no pain no gain.

ayna kırık mırık değil arkadaş. astral bi portal da değil ayna dediğin. alenen bir başkasında kendini bulmak aslında.

kendini aynada bulduktan sonra tabi.

ayna kendini nerede kaybetti de sana aynada bir başkasını bulmak kaldı peki?

every mirror is the best curved within ones mind.

i am

i am the water

flat. still. untroubled. unruffled.

i am the sleep.

deep. calm.

you’d fall into serenity.

in air i walk. in deep dreams i wander.

life is my ecxtasy now and then…

sing me a song and i’ll kiss you along.

grant me a wish and fish shall be born.

incoming

When I close my eyes
I can see for miles
There’s comfort in my dark seat,
And chaos in the aisles

incubus

yoruldum. arkadaslarim askere, memleketine, suraya buraya gidiyor. sevmeyi ozledigimi hatirlamistim halbuki. deger vermeyi. kendime bir tane daha katip bin olmayi.

olmayi, olamamayi. yalniziligima ne kadar da alismisim, simdi de koparip sokemiyorum bu sacma salak yalnizlik organimi.

ecelemeyi ogrendim. iyi_eceler :|

sonra da uf oldum kanadim ufaktan. kanadim kirilmadi ama cok kan akti be. cok. niyeyse. ama sonra da iste yine yollar bizim ya hani.

emeklemeden kosmak olmuyo ya hani.

 

rabarba rabarba.

kelimelerim vahim

kelimelerim elim.

elimden kayip gidiverdi yine anlamlarim. anlarim sizi evenim. anlarima yaklasirsaniz tabi…

elim baskasinin simdi. ne benim ne kendimin.

ellerim en ellenesi yerlerinizden evenim, bilirsiniz.

siz bilirsiniz evenim. nasil isterseniz.

nasil istersiniz?

 

“If this is right, I’d rather be wrong
If this is sight, I’d rather be blind”

 

 

fair:well then

quote:

”And stop deling with that disappointment – arising from social animals – inside of you. Just be yourself… Whoever it is and how many it includes.

Some others do not appreciate that code of silence of yours. Those some others desire words spoken with honesty and sincerety…

So that nobody has to give up anything, no self and just accept that permanent truth of that time.

A farewell has to be spoken to be a farewell…”

silence is not all the time something to be appreciated, though all the proposals are almost welcome. except one.

i accept. my code of silence. why not others’ or somes’ or those and sums of loads of others’. and but not mine? but not you?

no expectation of it being appreciated.

just accept.

things are always as close to simple when they are that complex.

fair enough.

well. ¿

on e anot her

every other new beginning has come to an end. yet every good start we think as good is just another closer step to another another another.

doing nothing is still doing something, since you are DOING it.

and what else / what more are we supposed to think of? everything to be done ends in nothing. no thing?

is there  a way to prevent a good end to another bad beginning?

or to a bad end with a good beginnig?

crushing our minds?

when will all these stop?

o barajın suyu

evin içine yağdı. ev meğer transistör imiş bokla çalışan.

bereket yağdı gökyüzündem ebesine bereket.

bereket yalnız diildim annem babam, ya bi arkadaşım olmasaydı yanımda?

dostum olmasaydı, yağmurun boklu sularının keyfi mi çıkardı?

ben ağladığım gün evimizi sel bast.

karım olsa çocuklarım güler.  çocuklarım olsa torunlarım kahkaha atar.

tuzlu gelmişim istanbula. sulandırdılar biraz.

deli deliyi görünce sopasını saklarmış. bundan sonra benim de spam yok. sakladım n’oldu? sopayla açılmaya çallışılan toprak dolu bi pis su geçdinden kolumda çıyanlar solucanlar, içeride dostum dizine kadar boksuyunda.

o sopayı takardım ben senin tanrı gibi bi tarafına ya. saklamışım. açamadım o pis su giderini. o pis su gideri sana gidiodur inşallah. leddalin amin led zeppelin.

kime ne faydam olmuş?

suyun bana ne faydası

kimin suyuna gitmişim? kimin akan suyunun tersine kürek tarak?

işte yine sessiz. deli geçen bi günün gecsi. sabahı belki.

baraja yağsın o su.

gözyaşlarımın daha çok ihtiyacı var

içimde duran susuzluğa.

hür-niyet’e 0.2

hayalini kurmadığım bi kara parçasındayım
kim bilir kimin hayalini yaşıyorum…

mesela cebini dolduran mutlu ama, geçerken cepsizlerin yanından ‘vay canına adama bak’ diyen bi yer burası.

hayalini kurmadım ben buranın.

hoş geldiniz.

beş geyirdiniz.

kimin hayalini yaşadınız şimdiye kadar?

_____________________________

atlıların geçtiği, hükmü geçememiş mısraların haykıramadığı mı?
otuzbeşinde hasretiyle coşup taşan toprağının

yarılanamamış rakı kadehi hayallerini mi?
ah o canım,

(a şapkalı bu arada, ‘aa’nımlı)

‘bizde göte göt derler’ diyen

ak sakallı nur dedelerin mi?

_______________________

bizde bi GASTE de

GÖTÜM gibi yazı yazarken

( sizi temin ederim monsieur/madamme/mademosielle öf be  flemeknçe, görünüşü iyi velakin ‘end product’ı kötü bir ‘output source’ tur GÖTÜM ).

susmuş, şakşaklanmış,
çölleri aşmışımsı,

nereden koşuyor bu tugrutumsu ( yazarlarımızdan affola, tugruturbe =) ).
kendinden eminimsi, başkasından emin değilimsi.

şoven, popülarist, isim taktımcı ama yeri geldim sustumcu. ev kadını aktivisti… sustum oldumcu. sıfatları kendine sığmayan ( emin olun daha fazla sıfatçı bir en_tel_külttüel ) ( ve evet parantezlerden sonra espas verir, dizgimi düzeltirim, kime ne )

ve fakat öldükten sonra ismi verilmiş;
ama canlıyken dinlenmemiş sönük mumların,
(uğurlar olsun).

ve fakat kelebek gibi kelimesi değerlilerin. ipek böceği misali dokunursam yanarsınların;
(ab-di kelebeklerin mezarına).

tutunamayıp.

ardıç kuşlarına ( burada nokta almıyoruz okumaya devam )
(bi annesi babası mevhum meçhullerin mürekkep lekesine kurban gidenlerin diyeyim, nasıl kızdığımı anlayın. anlamazsak topyekün YAFTA lıyız zati,

evet, dedim ben , efendiler).

yem olmuşların.

“vvvvvvv-ay canına”
canınıza okuyayım…

diye vay ki vay hey ki hey dinlenemediği.

görülüp de, gözden ırak kalmaya mahpus edildiği,

kime kızasım var bilemedim-lerin toprağı burası.

olmuşların
olamamışların

hayalini bile kurmaya korktuklarım

noktasız virgülsüz iyi niyetli kötü bakışlıların.

noktası konmuş olması gereken kötü niyetli ( neyse artık o niyet )

iyi çakışların.

çaktınız mı davayı? yok dava filan. sustuğumuz için oluyor bunların hepsi. ama bağırmayın da. bağır-*mayın. patlar sonra’cılarım benim.

niyetinize canına okuduklarım.

kafa tutup sessiz kaldığınıza hayret ettiklerim.

aklınız hür
mevkiniz düşük olsun
demiş birileri.

hayallerinizi düşük tutun.

yükseldikçe batıyor bu hayalet gemi.

hayal-edin. kutlu olsun bayramamayışlrınız.

şeker suda eriyen bir muhteviyat. kutlu olsun su dolu çözünük, dertsiz bayramlarınız.

tık

herkimse herneyse

kimse kimseye birşey vaad etmez doğumundan önce veya sonra

eskisi yenisi yoktur doğumların

gelişler ve gidişler vardır hayatta.

geldiğii yaşın sorumluluğunu taşımalar vardır.

gelemediği yerden serzenişte bulunmamalar vardır.

yaşlanmak eğlence kavramını değiştirenbilir. fakat dinlence ve değişme kafasını değiştiremez. dinlenmenin–insanlarla eğlenmemek olduğunu öğrenme yaşıdır çoğu orospunun. ama orospulardır hala çünkü ppezevenklerinden olgun değillerdir. haya, onların pezevengi olmuştur.

hiç bir rock star, inanmadığı şey uğruna evlenmemiş, ölmemiş ve yaşamamıştır.

30 una gelen evlilere duyurulur.

play

i am yea

eye am yea already

i am yes alright whatevea.

ye yea yea yup yup i know i am o  oh shit

and you know i am oh fo god’s sake.

i’m playin in my

yea

play

not my gameokwhatever

can’t have any sentences of my own yea what so ever shit

i have a head in my hand

i am playing with it.

’tis lookin back at me. shit thats the back of a head.

my head yea

yea.ohwhatever. fogetabaoutit.

eye am lookin at you

playin with my head

in my hand.

hürniyet’e

uyandım… uyuyamadım.

n’olacak bu memleketin hali demekten kendimi alamadım. alamamışken kendimi, dışarı attım bünyeyi. kendimden çok umursadığımdan değil. kaçabilmek için. kendimle memleket meselelerini özdeşleştirmekten kaçamadım.

kaçamadım bu ülkeden. sevdiğimden mi bir .ok olamamasından mı. kendimden kaçamadım… kendimi yine memleket bohemi olmaktan kurtaramadım. memleketi de kaçışımı da ayrıştıramadım.

kaçamadım bu ülkeden. bu ülke kaçamadı kendiliğinden.

kendiliğinden oluşlara göz yumuşlarından.

“şikayet etme oy ver” dediler.

oy verdim. sonrakine koyverdim.

“oy verme şikayet et” dedim içten gizilce.

başkalarına söylemekten kaçamadım.

başkasının söylememesinden uzaklaşamadım.

koşarak gittim. kaçmadım diyelim.

uyudum… uyanamadım.

alt sokakta karakol köşesinde dönen ticarette uyanamadım.

kenar köşedeki can pazarının ortasından geçerken, ortasındakilerin bu memleketin başındakilerinni, ücra köşelerdekileri nasıl uyuttuğuna uyanamadım.

sokaklar dahi kaynarken, nasıl oluyor da bu derece aptalca yönetildiğimize uyanıllmamasına, evet efendiler, ben de; uyanamadım.

havayı soludum. hava global sıjjak. hava başıbağlı özgürlüksüz. hava zehir gibi nakşetmiş kin dolu. havada bir adam, yanında bir kadın, yukarılarında bi ampul. ama karanlık mı karanlık. anlayamadım. ben kim oldum da bunları yazdım.

uyuyamadım. uyanamadım.

valla bilader ben bulamadım.

www.hurniyet.com 

how to become totally invisible by all means

communication is actually a harmful gun. add some misery and chaos into your mixture, you get a huge bomb.

it does not quite actually serve the humanity for good. it does not actually serve. independant of how you use it.

i missed the silent treatment when nobody used to talk about anything.

please stay away a littlie bit more from me. where you think you are  standing is far far away from me.

and i don’t even want to be there. ow could i possibly want to be somewhere else, whilst i know it won’t make anyone any more happier.

please just ignore me when the time comes.

so my invisibility reaches it’s top level.

now there is

i feel

‘my’

“lack”

of myself

in all my..

in my fingers

inDA mood

in..

i’m now out of youR (the whole)

timeless

selves.

and now that my fingers are lingerin’

why not you stare w’,’th your lingeré .

‘,’ is for i.

” and there she was”