un remember

new ghetto 

will be

untorn

it’s good not to remember to remember.

 

words and songs

here and there again

oh it is easier to paste stuff here now as links.

.

….

i don like it.

wearing purple?

 

mindset-change or not

sanki matrix’teki pillere çevrildiniz de “bi enerjimi yiolla, hapsoluyorum eve ben istemiyorum” halleri.

az oturun oturduğunuz yerde. oturabildiğinize şükredin. bir kendinize bakın. kafanızı sokmak zorunda kaldığınız çatı-betonarme yapı bile ne derece zararla yapıldı, sizi korumak pahasına bir düşünün. hapis değil, konfor alanı deyin bir süre.

dışarıda çalışmak zorunda olanları düşünün.

ucuz-teyitsiz bilgilerinize, şarlatanları bilim insanlarıyla karıştırmanıza, bir fren yapmaya çalışın.

“sıkıldım, hapsoldum” diyenlere sözüm: oturduğunuz yerde bir şey üretemiyorsanız, biraz daha okuyun, olmadı dışarıda parkta bahçede yapacağınız, yere çekirdek çitlemeli, şişesini çöpe bile atmaktan aciz alkol triplerinizi evinizde müzik dinleyerek yapın.

ve safsatayı bırakın artık. madem çevrenize gram faydanız yok, bari o kadayıfa. dönecek poponuzu az yer görmeye alıştırın.

sağlık çalışanları için de risk olmaktan çıkın. safsatanıza inanmayan ve “gayet gerçek olan virüsü” kapmak istemeyenlerin yakasından düşün.

günü gelsin hep beraber çıkalım, az biraz farkına varmış olarak, parkta yine içelim biramızı, çöpümüzü toplamayı birbirimize tembihlemek zorunda kalmadan e mi guzularım, E Mİ YARALI GINALI GUZULARIM HE?

try changing your mindset for ONCE in your insignificant life.
oh well…
ya da ne dicem moruk, vazgeçtim.
evrimi haklı çıkarın ve azalarak bitin. bitin artık hakkat ya bitin.

kaal’e almaak’aale

bazen kaale almamak en tatlış şey. bunu yazmak değil, kaale aldın. hop =D afiyet olsun.
 
 
Covid’li olup olmadığının farkında olmamanın güzel yönü: Covid’li olmayıp Covid’li gibi davranan insanlar gibi olmamak.
Bazı yaratıklara verilecek en güzel ceza, hayattalarken umursamamamak. haberleri bile olmazsa daha iyi. ; )
 
TR Edebiyat 101 sorusu; Covid’i çıkar ne koyarsan koy.

claiming the uncertainity

faking illness, a pandemia, is making me further ill. my best friend dies(d) when she was just a young girl.

kızgınım bugün biraz. insan, yalan söylemedeki becerisini, bir hastalıktan muzdaripliği işlemek yerine, bir olguyu avantajına çevirmeye döndürüyor hala.

yalanı seviyor insan türü, kendisine de başkasına da başkalarına söylenen yalanın da büyüklüğüne hayran kalmayı seviyor üstelik.

.

kızgınım, çünkü kendini aldatabilirsin, ama başkalarını asla. bunu anlamayan çoğunluklar ile muhatabız.

az kalalım

az kalsın.

 

az kaldı; ha gayret,  azalarak boş olalım.

a total of 0 for a 26

it is all with the music

it rhymes and repeats.
as yet of the history.
 
şundan bundan
demlenmiş çaylardan
kıdemlenmiş hayatlardan
kırılgan
saldırgan
 
an, anlamlandığında akıyorsa zaman.
zaman zaman akıllarımıza gelip gidiyorsak
gelip gidemiyorsak.
glemiyrsak.
 
zaman
zaman
durağanlık
anlamlanamıyorsa
bu gel gitlerle,
 
gidelim.
var
gidelim.
var
gidelim.
gel.
 
gelgelelim
varılamayan neticelere.
 
 
bi’
şey’e başlamak için
bitirecek noktayı da bilmeli.
ya da en baştan bitmeli.
hangi baştan.
hiç bi’
baştan.

23=32

its a birthday today

 
i woke up with this reality.
which i did not know.
 
it is a friends birthday.
he is 32.
 
 
feels like 23.
 
no not a j,,m carey 23 productions oh my life is doomed thing.
 
pearl jam is playing. we cheer up.
 
i dont cheer up . in pearl jam.
 
i listen to it.
 
ş am tired.
,
everyone’s tired.
 
geçişlerden muteber olunmasın denenlerin en mükemmelleri bugünler.
sonra bakıp özleyeceğimiz türden.
birileri
benim aklıma yağan bir damla tükürükte
öldü az evvel.
 
 
neden siyah giydin dediler.
 
 
ondan olsa gerek
 
demek isterdim.
 
biri gelmiş
biri gitmiş.
 
hoşgelmiş hayat

1

my heart now eating my eyes
my eyes are burning with the deal of heaven
names are just for more fuel
for the fools we were in our game given

mısra aralıklarının cereyanı, ceyeranı esintisi. senden her yöne esen ansız sapmaların kavşağı yine.

neymiş evenim. biz yine tekmişiz olunası duruşların okunası mısır püskülü mısralarında hayatlarımızın

hazır yönelimler demişken,
elim
vahim durumlara
durulamamalara sebebiyet vermesin diye

bir kaç balıkçıl kuşun aç kahkahalarıyla
ve bir kaç tok balığın
dingin fakat pek çifteleriyle
deniz üstü hasır
su altı kalbur üstü gömülmüşlüklerimizmiş yine
kıdemli sessizlikleriyle tebessüm ettiren.

su seviyesinin üzerinde rakı’m
su seviyesinde dalga dalga algım aklım
ben dündüm sen yarınım
bilinmeyen bir geçmişinde olabilir yarinim.
olamasın o telaşlı
gelgitsiz
ansızınlıkların tüketeceği
sınırı geçmiş zamanlar
aşırı ileri geçmiş zamansızlıklar
ve dursun yine

rakım : 0
yakınım : 20 metre deniz seviyesi
bakiyim ölçüsüzce, keskin olmayan cümlelerin öznesinde

razıyım. olsun keyfe keder
devrilip dönsün
şayet hayat diyorsak bu
trajik komik
kader.

bir mısra daha
ama hicivli bir ironiyle eğer
sükutumu yıldız yapıp konduracaksa gök parçası bir dost omzuna
hüsranda değil, ‘küsemem’le bitsin
tümcesiz başladığım bütünlememsi cümleler.
kalbi yansın yine kadife sessizliğimizin, bir gececik daha
kor alevli bir yürek olsa gerek şu elimde tuttuğum taş parçası
üflediği yerde kavrulur günler.

şimdi
andan ve bir sonradan
bakalım bulunduğumuz noktadan.

sapmadan
saptamadan
kimin eli, ellerin
kiminin beli el değmemişlerin

noktadan virgülden
bir gülsen
bir günsem

ne diyorduk sahi?
noktalamadan. yoklayamadan.

yok yok.
anı saman yerine koyup da
çok saklamadan.

korkma yanaş
kaç ama, yavaş yavaş