jazz side of the moon _ and again and again (=

night is upon us

let’s shine infinitely till we see our shadows.

let the darkness inside– the shadow in between– have a small rest.

or at least a touch of the moon, her light, and her darkside.

well knowing having both. let’s shine.

let’s meet in another language which no one knows, no one hears, no one fears

let’ see the nightly wise

well thought unspoken

——–

elim; ellerinde yanar şimdi.

dokunabilsem bilemediğime. dokunabilse üzerine konulup uçuşan halılarımız.

herşeyin ve her anın keyfinin yerinde olduğu bir kaçın_ılmaz inanılmaz olsun. hisler mütercim, gülüşler müdaim olsun. baki olsun, maydonoz olsun.

geçmişinden hayıflanan olsun, geleceğini yankılayan olsun.

her duruşun bir durumu

her durumun enfes bir duruşu olsun.

gözler izlesin. kulaklar inlesin. dokunuşlar kelimesin.

an be an bilirken en güz_ü güz_eli.

elim,

ellerde gündüz olsun, geceye dolsun.

dokunmak istemediğim geleceğim, gelip gelmeyeceğini bilemediğimiz kimselerin.

ama oluşların ansızın

anı sızısı olmadan

ve kifayetsizce otuzikidişparlayanbembeyazşeylerle olacağını bilişlerin.

duygusal, sıpsırıtarak ekranı kapatıp

günü kutlayışın, kutsanışının

karanlık cepheden, gölge oyunlarından

seve sevile hoşgelişleri olsun.

veda eden elim

hoşgeldinlere vesile olsun.

elim.

elim ellerinde yakarmıyor şimdi.

elim ellerin geleceğinde gelememişliğinde değil.

elim, elim vesilelere gebe hiç değil.

gerçeklik. gerçekliğinin. hayalimdeki oluşundan daha yaşanası oluşunu

seviveresim olsun her nefes alışlarım.

elim,

ellerde diğer kendi elleriyle

parlar şimdi.

gitmediği yerlere dokuyamadığı halılara hallere değil

ilerinin,

dokunamayacağım kadar temiz

ve orada bir yerde olmamı kabullenen

gerçekliğine.

_________________________

‘el malı yeme türk malı ye!’

=D

bu kadar eeleniceem aklıma gelmezdi. belki kimsenin aklı yoktur. belki akıl arasıra geri gelmesi gereken bir bilgi-anı-duygu yoğuşması mıdır nedir?

ya da yok sayabilebileceğimiz ama her selim’in sıfatı olmaktan ibaret bir kelam mdır?

bırakalım, sırıtışlarımız iki dudağı birbirinden ayıran, gülerken demek istiyorum fesatlaşmadan,

beynin iki ayrı lobu olsun, yan yatsın ceviz misali görüntüsü

ve gülebilsin, geleceğin kifayetsizliğine

planlamadan herşeyin bana doğru geldiğini kutlayışımın

___ hallerindeki kutlaması, aniden sahici ve güzel oluşunun

intiba-i tecrübesi olsun.

dilimizi bozsun.

tadına doyulsun

=D

I’m Starting With The Man In
The Mirror
I’m Asking Him To Change
His Ways
And No Message Could Have
Been Any Clearer
If You Wanna Make The World
A Better Place
(If You Wanna Make The
World A Better Place)
Take A Look At Yourself, And
Then Make A Change
(Take A Look At Yourself, And
Then Make A Change)
(Na Na Na, Na Na Na, Na Na,
Na Nah)

whoow. auv. yea. c’mon.

pipisini tutarak bi de hemi de =D

gece gece nereden patladı may kıl cek sın. cekmicek misın?

ha sonra  moonwalk dansı yapılır, ekranlar kapatılır.

it’s the beginning of the newest and ‘ok ending’ era.

=) good night.

you don’t need luck

and good by all means =)

‘thank you for being’ one says

‘being wha?’ one other asks.

‘bejing’

‘…’

end of laughter olympix.

=D

yahel_hoenig_morengo_blake

o yahel bu yahel diil salak olmayın.

JAZZ side of the moon.

http://www.last.fm/music/Yahel+-+Hoenig+-+Moreno+-+Blake