alıntıdır.

“Yola çıktığımda bir gam düşüyorum sanki. İçimi öyle dolduruyor, gözümü öylesine boyuyor ki boşluğum heyecanlanıyorum.

3 gam çıkıyorum yavaş yavaş. Patlayacakmış gibi. Canım benden ayrılacakmış gibi.

Yalnızlık değersizleştiriyor insanı, önemsizleştiriyor.

Bir kere çıktın mı kendinden; ve kendinden geçişin-başkalaşışın seni çıkmaz bir sokakta çaresizce uzun zaman yaşlı gözlerle duvarlara bakar kıldıysa; ve tırmanacak gücün, bekleyecek halin kalmadıysa; dönersin kendine yine: kendine yabancı. Geri gidersin geldiğin yoldan yolu içinde taşıyarak, o artık tanıyamadığın kendine acıyarak.

Miadını doldurmuş her taze acı imkanı gibi aklın seni kendinle çıktığın yeni maceraya yöneltir bu defa. Yeni eşindir kendin. Onu tekrar tanımak zevktir. Uzak kalsın her canlı, her cansız insan yapımı da seni kendi yaklaştırsın.

Ta ki dokunulmazlığın tenine konuşulmazlığın aklına zarar olmaya başlaya kadar.

Umut gam gam çıkıyor, azlığı tek tek çekiyor.

________ (19:54):
26 – 07 – 2007 / Perşembe – 19.30 civarı”

algıdan algıya çeviridir.

every man’s journey is within. and in within, one says left alone, alone shall be hem.

yola çıkmak, başkalaşmanın başlangıcı gibidir de aslında. yol, caddeyle sokakla aynı şey değildir. yol, mesafelidir. kendine mesafeliliktir. kendinle mesafeni aşmandır.

ara sokaklarda kaybolmak ya da toslamak duvara, kayboluş ise eğer, yola devam etmek ve uzaklaşmak ‘kendi’liğinden — bu bitmeyen naiflikte bir yabancılaşma keyfidir. ihya olmaktır. idame ettirmektir.

yola ileriye gitmek için çıkılmayabilinir tabi. aynaya bakmak gibidir de yolda olmak–her heyecanın eskisiyle yer değiştirdiğini tekrar görebilme ve aynı hayal kırıklığını yaşayabilmedir. beklentisizliktir. gelişine vurmaktır.

içerideki yol bitiminde.

dışarıdan.

tekrar.

alınır

yollar.

Leave a Reply