yine on line

yine on line

gimme one more line the hangman cried the hang man lined up and found nice sweaters over his shoulders. and also on which there were written ” roght ” and ” wring ” hangisi peki pazar günlerinin keyifsiz mi yoksa gereksiz mi olduguna karar veremeden, kendi kendinelerle yeniden ve yenilenemeden uykuya yenilip piknik sepetinne mi çevirmek kafayi?

hosgeldiniz? vallahi ben de özlemisim ne yalan söyleyeyim..

ne yalan söyleyeyim bilir misiniz, herhengi bir tane bile olabilirdi, fakat o kadar kirildim ki yalan soylenmesinden bana, tercih ettiginiz bir tane varsa, hemen onu soyleyebilirim mesela niye öldünüz sayin J.D.?
veya ne de güzel iste herseyi kimseye degisken muamelesi yapmamak, shu hani nefes alip verirken yanibasimizdan akip geçiveren tiktaklar var ya, her kimsenin, her kimse olusu ile ilgilenip tamam kafa karisir shuna inanirsak eger, her bir digerinin, bir diger olusu, kendisiyle basbasa kaldiginda, evet olmusum, deme sebebidir.

o zaman suna haydi haydi inaniriz. gerçek korku yoktur.

yapmaktan bahsetmek, korkunun ta kendisi bile olamaz. Yapabilecegini bilip de yapmamasi kisinin , o korkudandir. engel, sadece bize mahsus. durmak, mesela, bir yol kenarinda dikilip durmak veya bir agacin dalinda tünemis durmak arasindaki fark da, iste birbirine bakan iki seyin, birbirlerini anlamasiyla, ileriye gidemediklerini gormesiyle ilgi alakali olsa gerek..

ve simdi

every other , as being one, is other than being any.

Leave a Reply