eat the fat of ingliş

it is good

“to have known you”

—–

‘tanımış olmak güzeldi’ diil bu

‘iyi ki varsın lan’ da diil.

‘o zamanlarını ve zamanlarımızı gördüğüme bahtiyarım’ gibi bi duruşu var bu kelimelerin sanki. 

gözünün çapağına hayran ingilizce ya da bir hayli eski türkçe.

words mean less when we mean them.

like feeling.

coştum yine

Qui tacet consentit.