güle güle kızım

Gece 02:30’da fenalasti. Sabaha karsi, 14 senelik dert ortakligimizi sonlandirdi gitti bebeğim. Seni cok özleyeceğim kızım, “kartopum”, bulut göbeklim, bebeğim…

bugün her zamankinden daha üzgünüm. duygu dalgalanmaları dolu fakat, şimdiden affola. kızımı çok özlüyorum…

1 aydır, deprem sebebiyle, ağlama pınarlarım geceden sabaha gitti. zaten duygusalın tekiyim, üzerine hafızamdaki onca anıda hep olan kızımın yokluğu, aklımda; 1 ayda binlerce canlının yitip gidişiyle birleşti. bilemiyorum. böyle bir zamana denk gelmesi… üzerine oturup yazıp çizmek istiyorum. ne ilgisi var diyen olabilir. demeyebilir. sorun yok.

…fakat yok…
içten üzülmeyi, her an yeni bir şaşkınlık, “bu kadar da olmaz”larla doldurmuşlar ki, biricik ablamın doğum gününün ertesinde olduğuna mı üzüleyim, yoksa alıştırıldığımız bu bipolar topluluk durumuna mı?

“alt tarafı bir kedi ölmüş, duyar kasıyor” diyen insanlarla örülüyüz zaten. burada da böyle anlaşılıp, ters okuma; hatta okuyamama, ya da okuduğunu es geçme üzerinden gidileceğini biliyorum.
14 sene her gece en fazla yastığınız bilir aklınızdakileri… ne eski eşiniz, ne aileniz, ne dostlarınız, hatta ne de kendiniz.
kızım hepsinden bir tık fazla idi.

bir tık fazlam eksildi.

üzgünüm.

öğrettiği “gidebilmeyi” yeniden gösterdiği içinse müteşekkirim.

iyi ki oldun kızım. iyi ki var oldun.